Page 11 - 5. Sınıf Peygamberimizin Hayatı 5. Ünite
P. 11

5.ÜNİTE



                Resulullah’ın (s.a.v) amcası Hz. Abbas’ın, hicretten üç yıl önce Mekke’de bir çocuğu dün-
             yaya geldi. Hz. Abbas, doğar doğmaz oğlunu, Peygamberimize (s.a.v) götürdü. Peygamber
             Efendimiz onu kucağına alarak dua etti.  Hz. Abbas, oğluna Abdullah ismini verdi. Mekke’de
                                                    24
             büyüyen Abdullah (r.a), Peygamber Efendimize ancak Mekke’nin fethinde kavuşabildi. Aile,
             fetihten sonra Medine’ye yerleşti.
                Abdullah’ın teyzesi, Resulullah’ın (s.a.v) eşiydi. Bu sebeple Abdullah (r.a), sık sık teyzesi
             Meymûne’nin (r.a) yanına giderdi. Efendimiz (s.a.v) ile aile içinde zaman geçirme fırsatı bulur,
             ona hizmet ederdi. Resulullah’a (s.a.v) olan sevgisi, bağlılığı ve hizmetleri ile onun takdirini
             kazandı.

                Bir gün Efendimizin (s.a.v) abdest alacağını fark eden Abdullah (r.a), hemen suyu hazırladı.
             Resulullah (s.a.v) abdestini aldı. Namaza başlayacağı sırada Abdullah’a (r.a), yan tarafına dur-
             masını işaret etti. Peygamberimiz (s.a.v) tekbir alınca Abdullah (r.a), onun işaret ettiği yerde
             değil de arkasında namaza durdu. Aslında imama uyan tek kişi olduğu için yan tarafında dur-
             ması gerekirdi.

                Namaz sonrası Peygamber Efendimiz sordu:
                —  Abdullah! Niçin benim yanıma durmadın?

                Abdullah’ın (r.a) verdiği cevap, yaşının üzerinde bir olgunluktaydı:
                — Ey Allah Resulü! Benim gözümde, yan yana olmaktan daha üstün ve değerlisin...

                Abdullah’ın (r.a) bu edebine, saygısına ve güzel cevabına memnun olan Efendimiz, onun
             başını okşadı. Mübarek ellerini kaldırarak onun hikmet sahibi büyük bir âlim olması, Kur’an’ın
             tefsirini ve derinliklerini bilmesi için dua etti. Bu dua sayesinde Abdullah (r.a), sahabilerin en

             âlimlerinden oldu. Kur’an’ı açıklamadaki üstünlüğü herkesçe kabul edildi.
                Bu olgunluğun, bilginin ve anlayışın sahibi Hz. Abdullah, Peygamberimiz (s.a.v) ile birkaç yıl
             beraber olabildi. Ama bu yılları çok iyi değerlendirdi. Abdullah (r.a), Peygamberimiz (s.a.v) ile
             birlikte olduğunda onu adım adım takip eder, onun neye ihtiyacı olacağını kestirmeye çalışır-
             dı. Örneğin abdest alacaksa abdest suyunu hazırlardı. Namaza durduğunda arkasında namaz
             kılardı. Yolculuğa çıktığında bineğinin terkisinde yerini alırdı. Hz. Abdullah, bu birliktelik sa-
             yesinde bilgisini, edebini, terbiyesini ve eğitimini Efendiler efendisinden alarak yetişti. İleride
             üstleneceği önemli görevleri en güzel şekilde yapacak bilgi, görgü ve idarecilik donanımına
             sahip oldu.

                Resulullah (s.a.v) vefat ettiğinde Abdullah (r.a) on üç yaşındaydı. On yedi yaşına geldiğinde,
             halife Hz. Ömer’in isteğiyle büyük sahabilerin ilmî toplantılarına katıldı. Onun sözlerine değer
             verildi. Peygamberimizin (s.a.v) hadislerinden 1660’ını ezberlemiş ve kendinden sonrakilere
             aktarmıştı. Yirmi yaşlarına geldiğinde, Basra valiliği gibi önemli bir göreve getirildi.

                  Abdullah’ın  (r.a)  son  derece  disiplinli  ve  düzenli  çalışma  sistemi  vardı.  İşlerini  titizlikle
             yürütür, belli bir plan dâhilinde yapardı. Bu planına önce kendi aynen uyardı. Haftanın belirli
             günlerinde geniş halk kitlesine, dinî ilimlerle ilgili dersler verirdi. Arap dili, şiiri ve edebiyatı
             üzerinde de uzmanlaştığı için bu konularda da konuşmalar yapardı.


            24   Müslim, Fezâilu’s-sahâbe, 138.

                                                       103
   6   7   8   9   10   11   12   13   14   15   16