Page 5 - 5. Sınıf Peygamberimizin Hayatı 5. Ünite
P. 5

5.ÜNİTE





                  Konuşalım

                   İslam  dinini  Kur’an-ı  Kerim’in  emrettiği  gibi  yaşamak,  Kureyş  kabilesinin  her
                türlü baskısından kurtulmak ve din, can, namus, akıl ve soy emniyetini sağlayıp her
                türlü tehlikeden korunmak amacıyla Mekke’den Medine’ye göç eden Hz. Muhammed
                ve arkadaşlarına muhacir denir. Muhacirler Kur’an-ı Kerim’de övülmüştür.

                                         (Dinî Terimler Sözlüğü, s. 307; bk. Nisa suresi, 100. ayet.)
                   Hicret sırasında Hz. Peygamber’e ve Mekke’den Medine’ye göç eden diğer Müslü-
                manlara kucak açıp onları misafir eden; beslenme, barınma ihtiyaçlarını gideren ve
                farklı bir ortamda yeni bir yaşamın kurulabilmesinde onlara yardımcı olan ve sahip
                oldukları her şeyi onlarla paylaşan Medineli Müslümanlara ensar denir. Ensar da
                Kur’an-ı Kerim’de zikredilerek övülmüştür.
                                             (Dinî Terimler Sözlüğü, s. 95; bk. Haşr suresi, 9. ayet.)

                   Muhacir ve ensar kavramlarından yola çıkarak, İslam dininin kardeşlik ve yar-
                dımlaşmaya verdiği önemi arkadaşlarımızla konuşalım.



               2.  Sahabenin Dilinden Peygamberimiz


                Sahabiler, Peygamber Efendimiz ile ilgili birçok hadisi, bilgiyi ve anıyı sonraki nesillere ulaş-
             tırmıştır. Bu sayede biz Peygamberimizi (s.a.v) daha iyi tanıdık ve sevdik. Bu anılardan ve bilgi-
             lerden bazılarını onların dilinden öğrenelim:
                Sahabilerden biri anlatıyor: “Resulullah ve sahabilerle yemek yiyorduk. Sofrada ekmek ve
             hurma vardı. O sırada Süheyb de Peygamberimizi ziyarete gelmişti. Resulullah ‘Buyur sen de
             ye!’ diyerek onu sofraya davet etti. Süheyb, gözünde bir ağrı olduğunu söylediği hâlde sofraya
             oturdu ve hemen iştahla yemeye başladı. Durumu seyreden Efendimiz ona takıldı: ‘Hem gö-
             zün ağrıyor hem de hurma yiyorsun ha!’  Hazır cevap olan Süheyb şöyle karşılık verdi: ‘Ağrıma-
             yan tarafımla çiğniyorum ya Resulallah!” Bu cevap, Efendimizin çok hoşuna gitti ve azı dişleri
             görününceye kadar gülümsedi.”  7

                Meşhur kumandan sahabi Hâlid bin Velid (r.a) ordusuyla bir sefere çıkmıştı. Uzun süren
             yolculuğun ardından bir aşiretin yakınında konakladılar. Aşiret reisi, Hâlid bin Velid’i ziyarete
             geldi. Aralarında sohbet başladı. Reis, Peygamberimizi (s.a.v) yakından tanımak istediği için
             sahabi komutan Hâlid’e (r.a) sordu:
                — Bize Resulullah’ı anlatır mısın?

                — Onun güzelliklerini anlatmaya gücüm yetmez!
                — Bildiğin kadarıyla anlat, deyince Hâlid (r.a) şöyle tarif etti:

                — Gönderilen, gönderenin kıymetince olur. 8

              7   Ahmed bin Hanbel, el-Müsned, C 1, s. 379; İbn-i Mace, es-Sünen, C 2, s. 1139.
              8   Muhammed Abdurraûf Münâvi, Feyzu’l-Kadîr Şerhu’l-Câmi’i’s-Sağîr, C 5, s. 463.; Kastallânî, Mevâhibü’l-
            ledünniyye, s. 417.


                                                       97
   1   2   3   4   5   6   7   8   9   10