Page 13 - 9. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 2. Ünite
P. 13

2. Ünite                                   DİN VE İSLAM






               3.  Aklı ve iradesi sağlıklı işleyen her insan İslam inanç esaslarını kavramak ve
                   kabul etmek için kimsenin aracılığına ihtiyaç duymaz. Kendisine Allah (c.c.)
                   tarafından bahşedilen özellikler sayesinde inanç esaslarını kolaylıkla anlar.

               4.  İslam inanç esaslarının benimsenmesinde kişilerin hür iradeleri ve tercihleri
                   gerekir. Baskı ve zorlama ile bir kimsenin mümin olması İslam’ın özüne aykı-
                   rıdır. İmanın, kişiyi ahirette ebedî kurtuluşa ulaştırabilmesi için kişinin kendi
                   iradesiyle gönülden benimsemiş olması gerekir.

               5.  İslam inanç esaslarındaki itidal ve denge ahirette kulun amelleri tartılırken
                   de geçerlidir. Yüce Allah ruhundan üfleyip hayat verdiği insana sevgisini ve
                   merhametini  Rahmân,  Rahîm,  Raûf,  Afüv,  Vedûd  ve  Gafûr  gibi  isimleriyle
                   gösterir. Allah (c.c.) aynı zamanda adalet sahibidir ve hiç kimseye zulmet-
                   mez.  Bununla birlikte ilahi adaletin bir yansıması olarak insanlar yaptıkları-
                   nın karşılığını ahirette göreceklerdir. Bu yüzden kul Allah’ın (c.c.) rahmetine
                   güvenip sorumluluklarını aksatmamalıdır. Ama O’nun rahmetinden ümidini
                   kesip karamsarlığa da düşmemelidir. Kula düşen korku ve ümit arasında iti-
                   dalli bir hayat yaşamaktır. Kur’an-ı Kerim’de “…Allah’a korkuyla ve ümitle
                   dua edin. Muhakkak ki iyilik edenlere Allah’ın rahmeti çok yakındır.”
                                                                                                   18
                   buyrularak müminlerin korku ve ümit arasında Allah’ın (c.c.) rahmetini dile-
                   mesi gerektiği vurgulanmaktadır.
               İslam dini tevhid inancına dayanmaktadır. Tevhid, bir ve tek olmak, birlemek
            gibi anlamlara gelir. Yüce Allah’ın varlığını ve birliğini kabul edip O’nu tek ve eşsiz
            yaratıcı olarak kabul etmek tevhid kavramıyla ifade edilir. Kur’an-ı Kerîm’de bütün
            peygamberlerin  tebliğ  ettiği  inanç
            esaslarının  temelinin  tevhid  inan-                NOT EDELİM
            cı  olduğu  şöyle  ifade  edilmektedir:
            “Senden önce gönderdiğimiz bütün            “O, öyle Allah’tır ki O’ndan başka
            peygamberlere, ‘Şüphesiz,  benden           tanrı yoktur. Görülmeyeni ve görüleni
            başka  hiçbir  ilah  yoktur.  Öyleyse       bilendir. O, esirgeyendir, bağışlayandır.
            bana  ibadet  edin.’  diye  vahyetmi-       O, kendisinden başka hiçbir ilah
            şizdir.” 19
                                                        bulunmayan Allah’tır. O, mülkün gerçek
               Akıl  sahibi  olup  da  ergenlik  çağı-  sahibi, her türlü eksiklikten uzak, barış ve
            na gelmiş olan her insanın en başta         esenliğin kaynağı, güvenlik veren, gözetip
            gelen  sorumluluğu,  yaratıcısını  ta-      koruyan, mutlak güç sahibi, düzeltip ıslah
            nımaktır. O’na iman edip, bu imanın         eden ve dilediğini yaptıran ve büyüklükte
            gereği olan kulluk görevlerini yerine       eşsiz olan Allah’tır. Allah, onların ortak
            getirmektir. Allah’a (c.c.) iman etmek;     koştuklarından uzaktır. O, yaratan,
            ibadete layık tek varlığın Allah (c.c.)     yoktan var eden, şekil veren Allah’tır.
            olduğunu kabul etmeyi ve buna göre          Güzel isimler O’nundur. Göklerdeki ve
            hareket etmeyi gerektirir. Yüce Allah       yerdeki her şey O’nu tesbih eder. O,
            vahiy yoluyla kendisini isimleri ve sı-     mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet
            fatları ile tanıtır. Allah’ı (c.c.) tanıyan   sahibidir.”
            insan ona nasıl iman edeceğini bilir.                        (Haşr suresi, 22-24. ayetler.)


            18  A’râf suresi, 56. ayet.
            19  Enbiyâ suresi, 25. ayet.
                                                      50
   8   9   10   11   12   13   14   15   16   17   18